Öncelikle Budapeşte’den biraz bahsedelim.Macaristan Orta Avrupa’da bulunuyor. Gitmek için Schengen vizesi gerekiyor ve para birimi euro değil HUF. Ve evet diğer Avrupa ülkelerinden daha ucuz bi ülke.
Biz vizemiz hala bitmemişken nereye gitsek diye düşünürken ani bi kararla Budapeşte uçak biletlerimizi THY’den gidiş dönüş kişi başı 600 TL’ye satın aldık. Öncelikle vizeye başvurmamış olmak çok güzel. Ciddi bi maddi yükümlülükten kurtulmak demek.Bu şehir Tuna nehriyle 2 ye bölünmüş ve bir taraf Buda diğer tarafsa Peşte.
1 Euro = 320 HUF . ÇOK ÖNEMLİ UYARI !! Paranızı sakın havalimanında bozdurmayın. Otobüsler euro kabul ediyor. Biz bir miktar paramızı havalimanında bozdurmak gibi bi hata yaptık va 1 Euro = 240 HUF olarak bozzdular. Tam bir dolandırıcılık !

Havalimanından Şehir Merkezine Ulaşım

Havalimanından çıktıktan sonra hemen solda otobüs durağı bulunuyor. Burada 100E ve 200E numaralı otobüsler kalkıyor. 100E merkeze kadar gidiyor. 200E ise metro aktarması yapabileceğiniz bir durağa kadar gidiyor. Bilet satın almak için makineler hemen durağın arkasında bulunuyor. Ama eğer paranızı HUf e çevirmediyseniz ki sakın çevirmeyin, makinelerle bi işiniz olmayacak demektir. Otobüs şoföründen 3 euro karşılığında biletinizi satın alabilirsiniz. Makine fiyatıysa 900 HUF. Makineden bilet alıyorsanız dikkatli olun 350 HUF’a satılan biletler şehir içi hatlarda geçerli. Havalimanından kalkan otobüsler için satılan bilet 900 HUF. Biz binerken bi çok kişi yanlış bileti satın almıştı ve tekrar almak zorunda kaldılar.
Bir de otelinizin önüne kadar bırakan minibud servisleri var. Bizdeki okul servisleri gibi. Kişi başı 1900 HUF
ama bizce hiç gerek yok. En ekonomik yol en iyi yoldur.

GEZİLECEK YERLER
BUDA Gezilecek Yerler ;
Chain Bridge

Tuna Nehrinin üzerine yapılmış Buda ve Peşte bölgesini birbirine bağlayan meşhur zincir köprü.
Peşte’den Buda’ya köprüden yürüyerek geçebilirsiniz. Ki geçtiğinizde karşınıza yine buranın sembolü haline gelmiş füniküler çıkacak.Asansöre benziyor ve kale bölgesi biraz tepede olduğu için çıkmak için kullanabileceğiniz yollardan.Fiyatını tam hatırlamıyorum ama bize pahalı gelmişti yürüyerek çıkmıştık.

Budin Kalesi
Geçmişte kraliyet sarayı olarak kullanılan bu kale günümüzde müzelere ev sahipliği yapıyor.Bu müzeler arasında en çok ilgiyi Macar Askeri Tarih ve Macar Ulusal Galerisi çekiyor.

Trinity Meydanı
Buda Kalesinin hemen yakınında yer alan bu meydan da görülmeye değer yerlerden.

Balıkçı Tabyası

Bizim Budapeşte’de en sevdiğimiz yerlerden biri oldu kendisi.Dondurucu soğukta ve yoğun kar yağışı altında çıktığımızı varsayarsak biraz tepede yer alıyor. Gerçi şehrin Buda kısmı daha yokuşlu bölümü Peşte ise daha düzlüklerden oluşuyor.Ülkeyi kuran 7 Macar kabilesini temsil etmesi amacıyle 7 kule dikilmiş.
Tabyanın giriş ücreti yok ama en üstteki gözetleme kulesine çıkmak isterseniz tek ücretli kısmı orası.

Matthias Kilisesi

Budapeşte’de Görülmesi gerekenlerin başında yer alıyor.Bir dönem Osmanlı tarafından camiye çevrilmiş olan bu kilise bazı kralların taç giyme törenlerine de ev sahipliği yapmış.Kilise yılın bazı dönemlerinde de müzikal organizasyonlara ev sahipliği yapıyor.
Kiliseye giriş 1800 HUF

Gellert Tepesi
Tepe de bir Kale bulunuyor ve Macar Kurtuluş savaşından sonra şehri daha iyi gözetleyebilmek için yapılmış.

St. Anne’s Kilisesi

1500li yıllarda inşaa edilmiş gösterişli kiliselerden biri.

Peşte’de Gezilecek Yerler
Parlemento Binası

Dünyanın en büyük üçüncü parlamento binasıymış.Binada Macar kraliyet mücevherlerine ve Macar kültürüne ait pek çok parça yer alıyor ve binanın tam 691 odası bulunuyor. Koridorlarının toplam uzunluğu 20 km den daha fazlaymış.İçeri girecekseniz gezmek için baya vakit ayırmanız gerektiği kesin.Buranın en güzel göründüğü yerse Balıkçı Tabyası.

St. Stephen Bazilikası

Budapeştenin en eski kilisesiymiş burası.Ayrıca binanın uzunluğuyla Parlemento binasının uzunluğu aynıymış ikisi de 96 metre.

Kahramanlar Meydanı (HÖSÖK TERE)

Burası UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak koruma altına alınmış.Meydanın en meşhur yeri ise 1900’da yapılan ve Macaristan’ın 1000. yılını temsil eden Milenyum Anıtı.Meydanın ortasında 36 metrelik sütunun ucunda Cebrail betimlenmiş. Meydanı yarım ay gibi çevreleyen alanda da Macar yöneticilerinin heykelleri bulunuyor.

Terör Müzesi (TERROR HAZA)
Bu bölge dünya savaşları sırasında nazilerin ve sovyetlerin egemenliği altına girmiş ve bu binada bir sürü insan sorgulanmış, işkence görmüş.Mutlaka görülmesi gereken yerlerden bizce. İşkence odaları yer altındaki hücreleri,insanın içini parçalıyor insanlığı sorgulatıyor.
Bilet 3000 HUF

Central Market Hall
Şehirdeki en büyük kapalı alış veriş merkezi. İçeride meyve sebzeden tutun giyime , hediyelik eşyalara herşey bulunuyor.2. Dünya Savaşında gördüğü hasar sonrası orjinalliğine pek de sadık kalınmayarak restore edilmiş ve önceki görkemini kaybetmiş.

Vajdahunyad Kalesi (Vajdahunyad Vara)

Macarların meşhur termal havuzlarından Szchenyi Bath’den çıkar çıkmaz karşı caddede bize göz kırpan bir kale gördük. Listemize almamıştık ama iyi ki farkettik. Biz noel dönemi gittiğimiz için noel pazarı çok büyük ve her yer ışıl ışıldı. Hemen yanında bir de oldukça büyük bir buz pisti bulunuyor. Eğer pateniniz yoksa bile orada kiralayıp kayabiliyorsunuz.

Szchenyi Thermal Bath

Budapeşte Termal hamam konusunda baya popüler bir yer. Burasıysa bu hamamlar içinde en ünlüsü. Turistlerin akın ettiği bir yer desek yanlış olmaz. Bizim için çok özel bi yeri oldu buranın. Hava buz gibi ve dışarıda lapa lapa kar yağarken mayolarımızı giyip o havuza girene kadar soğuktan donduğumuz anları hiç unutmayacağız. Sıcacık suyun içinde üzerimize kar yağmasının verdiği keyif tarif bile edilemez. Fiyatlarını sizin için aşağıya bırakıyorum.

Konaklama
Biz Oktogon civarlarında Agadio Hostel Oktogon1.0 ‘da konakladık. Hostel’in çift kişilik odasında kaldık ve bizim ilk hostel deneyimimizdi. Gerçi kendi özel odamız varken pek te hostel gibi hissetmedik. Güvenli ve gayet temizdi.Fiyatıysa gecelik 32 Euroydu. Fotoğraflarını da aşağıya koyuyorum. 🙂

Ulaşım

Şehrin her yerini metro ve tramvaylarla gezmek mümkün. Biletler 350 HUF. Metro girişlerinde güvenlik mutlaka oluyor ve biletlerinizi girişteki makinelere okutup okutmadığınıza bakıyor. eğer çok kalabalık bi anda girdiyseniz bilet almadan geçmeyi deneyebilirsiniz. Biz cesaret edemedik. 🙂 Ama eğer tramvayları kullanacaksanız kontrol eden hiç kimse yok biletsiz istediğiniz kadar binebilirsiniz 🙂 Yine de dikkatli olun sizin yüzünüzden ceza ödedik demenizi istemeyiz 🙂

Yeme – İçme önerileri
Buraya geldiyseniz zaten herkesten duyduğunuz, en meşhur olanı New York Cafe
Günümüzde Otel olarak hizmet veren New York Sarayının giriş katında bulunuyor bu cafe, oldukça gösterişli. İlk açıldığı dönemlerde yazarların, şairlerin , ressamların uğrak noktasıymış. İnsanlar iç dekorasyonun ihtişamını görmek için bile olsa buraya uğruyor. Dünyanın en güzel Cafesi olduklarını iddia ediyorlar. Gidip görüp yorum yapmak size kalmış. Fiyatların hayli yüksek olduğunu söylemeden geçmeyelim. Belki bir kahve içmek için uğrayıp görebilirsiniz.

Gulaş Çorbası : Buraların en meşhur şeyi olabilir. Ekmek içinde servis edilen çorba gayet güzel.

Kürtős kalács: Türkçe karşılığını tam da bulamadık ama şekerli, mayalı hamurdan merdanenin etrafına sarıp pişirerek kendine özgü şekli olan bir tatlı.Üzerine kakao, tarçın,vanilya da dökülerek çeşitlendirilebiliyor.Ve tadı çok güzel.